Dolar 50,0199
Euro 56,0086
Altın 6.326,21
BİST 11.023,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mardin 19°C
Parçalı Bulutlu
Mardin
19°C
Parçalı Bulutlu
Çar 16°C
Per 15°C
Cum 13°C
Cts 12°C

33 bin kişi kendilerine hayat verecek organı bekliyor!

Organ bağışı artık dijital ortamda yapılabiliyor. Sadece birkaç dakikanızı ayırarak, E-devlet veya E-nabız üzerinden gerçekleştireceğiniz işlemle, vefatınızın ardından organ bekleyen birden fazla hastaya yeniden hayat verebilirsiniz. Zira ülkemizde 33 bin kişi kendilerine yaşam şansı sunacak…

33 bin kişi kendilerine hayat verecek organı bekliyor!
REKLAM ALANI
3 Kasım 2026 11:08
21

Organ bağışı artık dijital ortamda yapılabiliyor. Sadece birkaç dakikanızı ayırarak, E-devlet veya E-nabız üzerinden gerçekleştireceğiniz işlemle, vefatınızın ardından organ bekleyen birden fazla hastaya yeniden hayat verebilirsiniz. Zira ülkemizde 33 bin kişi kendilerine yaşam şansı sunacak bir organ bekliyor ama her 5 beyin ölümü vakasının yalnızca birinde aileden bağış izni alınabiliyor.

Acıbadem Ataşehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Ülkem Çakır, “Organ bağışlamak başka birine hayat vermek anlamına geliyor. Bir kişinin vereceği bağış kararı, birden fazla hastaya yaşam şansı sunabilir” diyor. 

ARA REKLAM ALANI

Türkiye’nin canlı vericili organ naklinde dünyada örnek ülke olarak dikkat çekmesine karşın, kadavradan yapılan nakillerde gerilerde bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Berber ve Prof. Dr. Çakır, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında organ bağışının önemini anlattı; toplumda doğru bilinen yanlışlara karşı önemli açıklamalarda bulundu.

 Nakillerin yüzde 83’ü canlı vericiden

Türkiye’de 2025 yılında 5 bin 206 organ nakli gerçekleştirildi. Bunların 4 bin 343’ü canlı vericiden yapılırken, sadece 863’ü beyin ölümü gerçekleşmiş vericilerden yapıldı. Nakillerin yaklaşık yüzde 83’ünü canlı vericili, yüzde 17’sini kadavra vericili nakiller oluşturdu.

Ülkemizde milyon nüfus başına düşen bağışçı sayısı 5,62’de kalırken, Avrupa’da bu rakam ortalama 25 civarında bulunuyor. Türkiye’nin organ nakli cerrahisinde dünyayla yarışabilecek bilgi birikimine ve altyapıya sahip olduğunu vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, “Nakil merkezlerimizin kalitesi, donanımı ve yetişmiş insan gücümüz sayesinde toplam nakil sayımız oldukça yüksek. Ancak beyin ölümü gerçekleşen kişilerden yapılan bağışlar hala istenilen düzeyde değil. Bekleme listesindeki 33 bin kişi, her an bulunacak uygun bir organla hayata yeniden başlamanın umudunu taşıyor. Bu güçlü altyapının daha fazla hastaya yaşam şansı sunabilmesi için beyin ölümü gerçekleşen kişilerden yapılan bağışların artması gerekiyor. Bugün dijital ortamda birkaç dakika ayırarak vereceğimiz bağış kararı, gelecekte birden fazla insanın yeniden hayata tutunmasını sağlayabilir. Bırakabileceğimiz en güzel miraslardan biri organ bağışıdır” diyor. 

 Beyin ölümü bitkisel hayat değildir

Organ bağışının önündeki önemli engellerden birini, beyin ölümünün bitkisel hayatla karıştırılması oluşturuyor. Bitkisel hayatta beynin solunum ve dolaşım gibi yaşamsal faaliyetlerin devamını sağlayan bölümü işlevini sürdürüyor. Bu nedenle hasta aylarca veya yıllarca yaşayabiliyor, bazı durumlarda iyileşebiliyor.

Beyin ölümü ise beyin ve beyin sapı işlevlerinin tam ve geri dönüşümsüz biçimde kaybedilmesi anlamına geliyor. Solunum ve dolaşım yoğun bakımda cihazlar ve ilaçlarla bir süre desteklenebilse de beyin işlevleri yapay olarak sürdürülemiyor. Beyin ölümü tanısı alan kişinin yeniden hayata dönmesi mümkün olmuyor ve kişi tıbben ölü kabul ediliyor.

Beyin ölümü gerçekleşmeden organların alınmasının söz konusu olmadığını vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, “Kişi hayattayken organ bağışında bulunmuş olsa bile bu karar tıbbi bakımını hiçbir şekilde etkilemez. Hastaya uygulanabilecek bütün tedaviler eksiksiz olarak yapılır. Organ bağışı ancak yoğun bakım koşullarında, kesin tıbbi işlemlerle beyin ölümünün saptanmasının ardından gündeme gelir” diyor.

Organların çıkarılması, deneyimli nakil cerrahları tarafından yaşayan bir hastanın ameliyatındaki özenle gerçekleştiriliyor. Kesi yerleri dikkatle kapatılıyor, beden bütünlüğünün korunmasına büyük önem veriliyor. Alınan organlar uygun koşullarda alıcıların bulunduğu nakil merkezlerine ulaştırılarak operasyon gerçekleştiriliyor.

Organ bağışı artık dijital ortamda yapılabiliyor

18 yaşını doldurmuş ve karar verme yeterliliğine sahip herkes organ bağışı beyanında bulunabiliyor. 26 Eylül 2025’te yapılan yönetmelik değişikliğiyle organ bağışı işlemleri E-Devlet veya E-Nabız üzerinden dijital ortamda gerçekleştirilebiliyor. Prof. Dr. Ülkem Çakır, organ bağışında bulunan kişilerin bu kararlarını yakınlarıyla paylaşmalarının önem taşıdığını belirterek “Dijital sistem bağış işlemini kolaylaştırıyor. Ancak kişinin organ bağışı konusundaki iradesinin yakınları tarafından da bilinmesi, kritik anda yaşanabilecek kararsızlıkların önüne geçebilir” diyor. 

Diyabet, hipertansiyon, hepatit veya geçirilmiş kanser gibi bir sağlık sorunlarının, kişinin bağış beyanında bulunmasına engel oluşturmadığını vurgulayan Prof. Dr. Çakır “Beyin ölümü gerçekleştiğinde hangi organların nakil için uygun olduğuna, yapılan tıbbi değerlendirmelerin ardından ilgili kurul karar veriyor. Beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin kalp, akciğer, böbrek, karaciğer ve pankreas gibi farklı organları ise bağışlandığında birden fazla hastaya nakledilebiliyor. Kornea ve kalp kapağı gibi dokular da başka hastaların tedavisinde kullanılabiliyor” diyor.   

Dinen organ bağışına engel yok

Organ bağışına yönelik çekincelerden biri de dini kaygılar oluyor. Oysa Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 6 Mart 1980 tarihli kararıyla gerekli koşulların bulunması halinde organ naklinin caiz olduğunu açıkladı. Kararda; başka bir tedavi seçeneğinin bulunmaması, naklin hastanın tedavisini sağlayacağına ilişkin hekim kanaati, vericinin yaşamını yitirmiş olması ve alıcının nakle onay vermesi gibi koşullar yer alıyor. 

xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxx

Organ bağışı hakkında bilinmesi gereken 5 gerçek

– Beyin ölümü, bitkisel hayattan farklı ve geri dönüşsüz bir durumdur. Beyin ölümü gerçekleşmeden organlar alınması söz konusu değildir.

– Organ bağışında bulunmak kişinin tedavisini veya tıbbi bakımını etkilemez.

– Kronik hastalığı bulunan kişiler de bağış beyanında bulunabilir; organların uygunluğuna ilgili kurul karar verir.

– Organ bağışı E-Devlet ve E-Nabız üzerinden yapılabilir ve beyan sonradan değiştirilebilir.

– Organların alınması sırasında beden bütünlüğü titizlikle korunur.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

REKLAM ALANI